Yapay Zeka Stratejisi

Şirketiniz verinin neresinde?

 

“Veri Bilim, bütün şirketler için aynı şeyi ifade etmez.“

 

Bu iddialı sözün kastettiği şey; biraz şirketlerin bulundukları sektör, biraz büyüklükleri, biraz hedef pazarları ve çoklukla şirketlerin veri politikaları bakımından farklarıdır.

 

Şirketler veri üretme kabiliyetleri ve veriyi işleme becerileri bakımından farklı guruplara ayrılırlar.

 

  • İlkel şirket : Ürettiği verinin farkında olmayan, veriyi işleyemeyen şirket

 

  • Gelişime açık şirket : Verinin gücünü fark etmiş ve veriyi analiz etmeye başlamış şirket

 

  • Veri odaklı şirket : Yaptığı analiz çalışmalarının olumlu sonuçlarını almış ve veri kalitesini arttırma yolunda adımlar atmış şirket

 

  • Veri Bilim ile bütünleşmiş şirket : Yaptığı işi matematiksel formüllerle ifade edebilen şirket

 

  • Yapay zekalı şirket : Yapay zekanın aktif olarak yönetim kademesine katıldığı şirket

 

 

Peki hangi şirket hangi kategoriye dahil olacak?

 

Hali hazırda dünyayı bir üretim bandına dönüştürecek olan, sadece Yapay zekaların dahil olabileceği Pazar yerlerinin gerçeklene bilmesinin ya da herhangi bir şirketin bu Pazar yerlerine dahil olabilecek yapay zekayı eğitebilmesinin tek yolu; şirketlerin Veri Bilim ile bütünleşmesidir.

 

Veri Bilim ile bütünleşen şirketler, kendilerini geliştiren süreçlerin giderek artan performansı ile kendilerini tam olarak ifade eden matematiğin giderek daha kesin sonuçlar verdiğine şahit olurlar. Bu sürecin sonu kuşkusuz ki, yapay zekanın şirketin geleceğinde oynayacağı rolün habercisidir.

 

Herhangi bir şirketin Veri Bilim ile olan macerasına başlaması için kendilerini öncelikle Veri odaklı şirket konumuna çekebilmesi gerekmektedir.

 

Veri odaklı şirket olabilmek ise yine veriyi iyi analiz etmeye bağlıdır. Çünkü veri analizi aslında, geri dönüp süreçleri optimize etmeye yarayan sihirli bir değnektir. Verisini iyi analiz eden şirketler, analiz sürecinde elde ettikleri tecrübelerden yola çıkarak iş süreçlerini optimize ederler, verilerini analiz edip elde ettikleri bilgilerle de geleceklerini şekillendirirler.

 

İş süreçlerinin optimizasyonunun en önemli sonucu, şirketlerin ürettikleri verinin kalitesinin artmasıdır. Verinin kalitesinin artması ise kuşkusuz ki, veri analiz kalitesinin artmasına neden olur. Yani bu performansını giderek arttıran bir döngüdür.

 

Şirketlerin bu döngüye girebilmesi için ise öncelikle kendilerini Veri bakımından gelişime açık şirket konumuna çekebilmeleri gerekiyor.

 

Veri bakımından gelişime açık şirket olmak, veri analizinin hem bir amaç hem de araç olduğunun fark edilmesi ile başlayan bir süreçtir. Bu gerçeğin farkına varan şirket, öncelikle veri biriktirme teknolojilerine yaptıkları yatırımı artırırlar. Yapılan yeni yatırımlar şirket çalışanlarının yaratılan yeni süreçlere uyum sağlamasına yönelik eğitimlerle gelişir ve şirket yarattığı veriyi nasıl kullanabileceği konusunda çalışmalara başlar.

 

Şirketlerin geçirdikleri bu süreçler, hem karlılıklarını hem de hitap ettikleri pazarları geliştirir. Bu gelişim süreci doğal olarak daha fazla, daha çeşitli veri üretilmesine yol açar. Yeni veri üretim süreçleri ise yeni veri analiz süreçleri gerekliliğini ortaya koyar.

 

Nedir bu analiz dedikleri?

 

Veri analizini 4 ana başlık altında toplaya biliriz.

1-Descriptive Analytics : Ne oldu?

"Geçmişi bilmek." de denilebilir sanırım.

2 - Predictive Analytics : Ne olacak?

Geçmişten yola çıkarak gelecek hakkında tahminde bulunmak.

3 - Prescriptive Analytics : Ne yapmalıyım?

"Ne olacak?" sorusunun cevabını bulduk peki ne yapmam gerektiğini biliyor muyum? Hangi aksiyonu alırsam sonuç ne olacak?

4 - Preventive Analytics : "istenmeyen sonuçlardan kaçınmak için ne yapmalıyım?"

Deep learning ve Machine learning teknikleri kullanılarak istenmeyen durumlara karşı erken teşhis ve tedavi.

 

Kullandığımız matematik geliştikçe kafamızda yeni sorular beliriyor. Yeni sorular için cevap arama sürecimiz kullandığımız matematiği geliştiriyor. Gittikçe hızlanan bir döngünün içindeyiz. Bu döngü kendisine ayak uydurabilen şirketleri, diğerlerinin üstüne çıkaracak.

 

Peki sizin şirketiniz bu döngünün neresinde? Şirketinizin yaptığı yatırımlar gereken faydayı sağlıyor mu? Hedefe giden yolda mısınız? 

Comments are closed.